Kasko Poliçesinden Doğan Uyuşmazlığa İlişkin Sigorta Tahkim Hakem Kararı

I. KASKO POLİÇESİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARA İLİŞKİN KARARLAR
29.06.2018 tarih ve K-2018/39358 Sayılı Hakem Kararı
1. BAŞVURU KONUSU UYUŞMAZLIK VE YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN
BİLGİLER
1.1. Uyuşmazlık Konusu Olay ve Talep
Karara bağlanmak üzere uyuşmazlık hakem heyetine tevdi edilen uyuşmazlığın konusu,
aleyhe başvuru yapılan sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko
Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan XXX plakalı aracın, karışmış olduğu trafik kazası
neticesinde, başvuru sahibinin %46,2 oranında malul kalması nedeniyle, fazlaya ilişkin
hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00.-TL manevi tazminatın ve yargılama giderlerinin
tahsili talebine ilişkindir.
1.2. Başvurunun Hakeme İntikaline ve İncelenmesine İlişkin Süreç
Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun 5684 sayılı Kanununun 30. Maddesi’ nin
1. Fıkrasında belirtilen yasal şartlara uygunluğunun incelenmesini müteakip, dosya
Uyuşmazlık Hakem Heyetimize tevdii olunmuş ve 06.04.2018 tarihinde koordinatör hakeme
teslim edilerek yargılamaya başlanmıştır.
Dosya içeriği üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığın mahiyeti ve dosya
mevcudu itibariyle, Sigorta Tahkim Usulü ve Sigorta Hakemlerine İlişkin Tebliğ hükümleri
ile Sigortacılık Kanunu m.30/22 hükmü nazara alınarak, 6100 Sayılı HMK’ nın 424 ve 429.
maddeleri hükümleri gereğince duruşma yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 16/05/2018 tarihli ara kararla, başvuran vekiline,
kaza tespit tutanağının okunaklı bir suretini ibraz etmesi için, başvuru sahibine ait vukuatı
nüfus kayıt tablosunu ibraz etmesi için, başvuru sahibi kaza tarihinde çalışıyor ise kaza
tarihinden geriye dönük 3 aylık maaş bordrosunu ve SGK hizmet cetvelini ibraz etmesi için
işbu ara kararın tebliğinden itibaren 7 günlük kesin süre verilmesine, aksi takdirde
hesaplamada asgari ücretin baz alınacağının ihtarına, diğer hususların yukarıda yer alan ara
kararın yerine getirilmesinden sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu ara
karar taraflara Sigorta Tahkim Komisyonu’ na bildirilen e-posta adresine mail yolu ile tebliğ
edilmiştir.
Başvuran vekili 16.05.2018 tarihli mail ekinde, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit
tutanağı fotokopisini, nüfus kayıt örneği fotokopisini, SGK hizmet cetveli fotokopisini ibraz
edilmiştir.
Dosya içeriği incelenmiş, başkaca bir araştırmaya gerek olmadığına kanaat getirilmiş ve
uyuşmazlık hakkında karara varılmış ve yargılamaya son verilmiştir.
2
2. TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR
2.1. Başvuru Sahibinin İddia, Delil ve Talepleri
Başvuran vekili, aleyhe başvuru yapılan sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları
Birleşik Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan XXX plakalı aracın, karışmış olduğu trafik
kazası neticesinde, başvuru sahibinin %46,2 oranında malul kalması nedeniyle fazlaya ilişkin
hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00.-TL manevi tazminatın ve yargılama giderlerinin
tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ve iddia ederek başvurunun kabulüne karar
verilmesini talep etmiştir.
Başvuran vekili, sigorta şirketine yapılan başvuru fotokopisini, birleşik kasko sigorta poliçesi
genişletilmiş kasko fotokopisini, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı fotokopisini,
ifade tutanakları fotokopisini, XXX plakalı araç ruhsat fotokopisini, XXX Üniversitesi Adli
bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı’ nın 10/01/2018 tarihli
Adli Kurul Raporu fotokopisini delil olarak göstermiştir.
2.2. Sigorta Kuruluşunun İddia, Delil ve Talepleri
Sigorta şirketi vekili, uyuşmazlığa konu kazaya karışan araç müvekkil şirket nezdinde XXX
numaralı Motorlu Kara Taşıtları Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçede, manevi
tazminat taleplerini de teminat kapsamına alacak şekilde, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali
Sorumluluk Sigortası teminatı bulunduğunu, ancak manevi tazminatın zenginleşme aracı
olmadığını, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve
elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik
durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet
kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini, başvuru sahibinin talep ettiği manevi
tazminat tutarı fahiş olduğunu, olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda manevi
tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta şirketi vekili tarafından vekaletname ve poliçe fotokopisi delil olarak ibraz edilmiştir.
3. UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
Uyuşmazlığın çözümünde 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar
Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik,
Avukatlık Kanunu, Yargıtay içtihatları, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet
Sigortası Genel Şartları, Kasko Sigortası Genel ve Özel Şartları dikkate alınmıştır.
4. DEĞERLENDİRME, GEREKÇELİ KARAR
4.1. Değerlendirme
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya mevcudu incelendiğinde , söz konusu ihtilafın
başvuru sahibinin manevi tazminat talebine ilişkindir.
4.2.Gerekçeli Karar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1459. Maddesi, sigortacının, sigortalının uğradığı zararı
tazminle mükellef olduğunu hükme bağlamıştır. Kasko sigortası, TTK’ da ayrıca
3
düzenlenmemiş olmakla zarar sigortaları içerisinde yer alan bir mal sigortası türüdür. Kasko
sigortası, rizikonun gerçekleşmesi sonucunda sigorta konusu motorlu aracın uğrayacağı
hasarları karşılamaya yönelik bir mal sigortası şeklidir.
Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiştir. Buna
göre sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve
motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli
traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin
gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları temin etmektedir.
Manevi tazminat talepleri, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel
Şartları’ nın 3. maddesinde belirtildiği üzere, ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabilir.
Dosyaya sunulan XXX numaralı poliçenin 16. sayfasında, “Artan Mali Sorumluluk Manevi
Tazminat Klozu” başlığı altında manevi tazminata ilişkin taleplerin teminat altına alındığı
görülmüştür.
Borçlar Kanunu’ nun 56. maddesi, ‘Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi
durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın
manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi
tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.’ hükmünü
içermektedir.
Manevi tazminata ilişkin kıstaslar ise yerleşik Yargıtay kararlarında belirlenmiştir. Buna göre,
manevi tazminat bir ceza niteliği taşımadığı gibi, gerçek anlamda bir tazminat da olmaması
sebebiyle, bir zararın karşılanmasını da amaç edinemeyeceği, bu sebeple mağdurda veya zarar
görende bir huzur hissi ve bir tatmin duygusu oluşturmak içindir. Diğer taraftan, hükmedilen
manevi tazminat tutarı, bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemeli ancak
sadaka niteliğinde de olmamalıdır.
Başvuran vekili tarafından başvuru sahibinin SGK hizmet cetveli ibraz edilmiş, ekonomik ve
sosyal durumuna ilişkin başkaca açıklama yapılmamıştır. Ölümlü/yaralanmalı trafik kazası
tespit tutanağının incelenmesinde, XXX plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu
belirtilmiştir. Dosyaya sunulan XXX Üniversitesi Adli bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp
Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı’ nın 10/01/2018 tarihli Adli Kurul Raporunun
incelenmesinden, başvuranın bir omurun (vertebra) ezilmesi veya parçalı kırıkları nedeniyle
başvuranın %46,2 oranında sürekli iş göremez olduğunun tespit edildiği, yine dosyaya
sunulan nüfus kayıt örneğinden başvuranın kaza tarihi itibariyle 32 yaşında ve evli olduğu
anlaşılmıştır.
Başvuran vekili tarafından başvuru formunun ‘Netice ve Talep’ bölümünde faiz talep
edilmediğinden taleple bağlılık ilkesi gereği faiz hususunda herhangi bir karar
oluşturulmamıştır.
Başvuran vekili tarafından dosyaya sunulmuş olan belgeler ve dosyada bulunan bilgiler
dahilinde, TTK, sigorta poliçesi genel ve özel şartları, poliçenin manevi tazminata ilişkin özel
şartı ve BK hükümleri, tarafların ekonomik sosyal durumu, kusur ve maluliyet oranları
4
dikkate alınarak, başvurunun kısmen kabulü ile 40.000,00.-TL manevi tazminata
hükmedilmesi gerekmiştir.
5. KARAR
Yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde;
1. Başvurunun kısmen kabulü ile 40.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketinden
alınarak başvuru sahibine verilmesine,
2. Başvurunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, başvuran tarafın yapmış olduğu
1.500,00.-TL başvuru ücreti, 8,20.-TL baro pulu, 5,20.-TL vekaletname suret harcı
olmak üzere toplam 1.513,40.-TL’ den 605,36.-TL’ nin sigorta şirketinden alınarak
başvuru sahibine verilmesine,
3. Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden 30.12.2017 tarihli, 30286 Sayılı Resmi
Gazete’ de yayımlanan AAÜT’ nin 17. maddesi gereğince hesaplanan 4.750,00.-TL
vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine,
4. Sigorta şirketi vekille temsil edildiğinden 30.12.2017 tarihli, 30286 Sayılı Resmi
Gazete’ de yayımlanan AAÜT’ nin 17. maddesi gereğince hesaplanan 1.390,00.-TL
vekalet ücretinin başvuru sahibinden alınarak sigorta şirketine verilmesine,
5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği, kararın bildirim tarihinden itibaren 10
gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile
karar verildi. 29/06/2018

Kaynak

14.06.2018 tarih ve K-2018/39132 Sayılı Hakem Kararı
1.1 UYUŞMAZLIK KONUSU OLAY VE TALEP
Başvuran tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuruya ilişkin
uyuşmazlığın, Sigorta şirketine xxxxx sayılı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, başvuru
sahibine ait xxxxx plakalı aracın, 10/11/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik
kazası nedeniyle hasarlandığı, toplam 27.361,52 TL hasar miktarı tespit edilmesine rağmen
sigorta şirketince 13.735,29 TL ödeme yapılması, zararın tamamının sigorta şirketince
ödenmemesinden doğduğu anlaşılmaktadır.
Başvuran tarafından özetle, ilgili poliçe kapsamında, 1.000 TL hasar bedeli ve 472 TL
ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.472 TL tazminatın ödenmesi talebinde
bulunulmaktadır.
1.2 BAŞVURUNUN HAKEME İNTİKALİNE VE İNCELENMESİNE İLİŞKİN
SÜREÇ
Dosya tarafımdan 30/05/2018 tarihinde teslim alınarak yargılamaya başlanmıştır.
25/05/2018 tarihli ara kararla;
– xxxxx plakalı aracın hasarına ilişkin faturaların, onarım belgelerinin üç (3) günlük kesin
süre içinde başvuru sahibi vekili tarafından xxxxx @gmail.com adresine e-mail yoluyla
gönderilmesine, belirtilen süre içinde bu belgelerin sunulmaması halinde dosyada mevcut
delil ve belgeler ile karar verileceği ihtar edilmiştir.
Ara karar üzerine başvuru sahibi vekili tarafından dosyaya hasara ilişkin faturalar ve
fotoğraflar sunulmuştur.
– 10/11/2017 tarihinde vukua gelen trafik kazasında başvuru sahibine ait xxxxx plakalı araçta
meydana gelen hasar miktarı ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan, davalı
sigorta şirketi tarafından yapılan 13.735,29 TL ödeme göz önüne alınarak başvuru
sahibine ait araçta meydana gelen gerçek hasar miktarı, aracın rayiç değeri ile hasar
tutarı karşılaştırıldığında aracın pertotal sayılması gerekip gerekmeyeceği ve pertotal
olsa idi pertotal değeri ve sovtaj bedeli açısından inceleme yapılması gerektiği
anlaşılmakla, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Bilirkişi xxxxx’ dan
bilirkişi düşüncesi alınmasına karar verilmiştir. Süresi içinde bilirkişi ücreti yatırılmakla
dosyaya 25/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporu ibraz edilmiştir. Başvuru sahibi vekili tarafından
bilirkişi raporuna karşı beyan ve ıslah dilekçesi ile; bakiye hasar tazminatı alacağı olarak
18.351,30 TL olarak hüküm kurulması gerektiği, aksi kanaatte talep edilen 1.000 TL
tazminatın 12.078,89 TL ‘ye ıslahının kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Sigorta şirketi
vekili tarafından başvurucuya 19/02/2018 tarihinde KDV dahil 13.735,29 TL hasar tazminatı
ödendiği, zararın tamamı karşılandığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı
hususları belirtilerek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Dosyaya başvuru sahibi vekili ve sigorta şirketi vekilince sunulan dilekçeler dosyadaki tüm
belgeler incelenmek suretiyle araştırılacak bir husus kalmadığı anlaşıldığından yargılamaya
son verilerek 14/06/2018 tarihi itibariyle karar verilmiştir.
6
2. TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR
2.1BAŞVURU SAHİBİNİN İDDİA, DELİL VE TALEPLERİ
Başvuru sahibi vekili tarafından beyanında; xxxxx plakalı aracın, 10/11/2017 tarihinde
meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasarlandığı, toplam 27.361,52 TL hasar
miktarı tespit edilmesine rağmen sigorta şirketince 13.735,29 TL ödeme yapılması, bu
nedenle 1.000 TL bakiye hasar bedeli ve 472 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.472
TL bedelin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden
tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir.
21/05/2018 tarihli ara karar üzerine başvuru sahibi vekili tarafından dosyaya hasara ilişkin
faturalar ve fotoğraflar sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun tebliğinden sonra başvuru sahibi vekili tarafından ıslah dilekçesi ibraz
edilmekle; uyuşmazlık tutarının 12.078,89 TL hasar tazminatı ve 472 TL ekspertiz ücreti
olmak üzere toplam 12.550,89 TL’ye arttırıldığı beyan edilmiştir.
Başvuru sahibi tarafından başvurusuna dayanak olarak; Başvuru Formu aslı, Başvuru sahibi
vekiline ait vekaletname (baro pulu yapıştırılmış, harçlandırılmış), başvuru harç ödeme
belgesi, Başvuru sahibi vekili tarafından Sigorta Şirketi’ne yazılan talep yazısı ve sigorta
şirketine tebliğ edildiğine ilişkin kargo gönderi kayıtları, Araç Ruhsatnamesi, Trafik Kazası
Tespit Tutanağı, Tramer Kayıtları, Kasko Ekspertiz Raporu, ekspertiz raporuna ilişkin fatura,
fotoğraflar ve diğer belgeler delil olarak sunulmuştur.
2.2SİGORTA KURULUŞUNUN İDDİA, DELİL VE TALEPLERİ
Sigorta şirketinin vekili tarafından uyuşmazlığa ilişkin olarak yapılan açıklamada; uyuşmazlık
konusu olayın 10.11.2017 Tarihinde gerçekleştiği, hasarın müvekkil şirkete 14.11.2017
tarihinde ihbar edildiği, sigortalı xxxxx ’ye 19/02/2018 tarihinde KDV dahil 13,735.29 TL
hasar tazminatı ödendiği, zararın tamamının karşılandığı, Müvekkili şirket söz konusu
zarardan Poliçe Teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğu, Müvekkil şirketin sorumluluğu
olmadığından, faiz, vekâlet ücreti ve başkaca hiçbir sorumluluğu bulunmadığı hususları
belirtilerek talebin reddine karar verilmesi beyan ve talep edilmiştir.
Sigorta şirketi vekili tarafından savunmalarına dayanak olarak;Sigorta Şirketi vekili tarafından
sunulan cevap dilekçesi, Sigorta şirketi vekiline ait vekaletname (Baro pullu yapıştırılmış ve
harçlandırılmış) ve diğer belgeler delil olarak sunulmuştur.
3. UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
Uyuşmazlığın çözümü için 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesi, 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu ilgili hükümleri, Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu,
Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartları, ihtilafa konu Poliçe özel şartları, Bilimsel Öğreti ve
Yüksek Yargıtay’ın bu konudaki içtihatları göz önüne alınmıştır.
7
4. DEĞERLENDİRME,GEREKÇELİ KARAR
Dosyadaki bilgi ve belgelerinden incelenmesinde; 10.11.2017 tarihinde saat 23.10 sıralarında
sürücü xxxxx idaresindeki xxxxx plakalı aracın xxxxx ili xxxxx ilçesi xxxxx içerisinde
seyir halinde iken aynı istikamette önünde seyir halinde olan xxxxx plakalı araca arkadan
çarpması ve çarpmanın etkisiyle savrulan xxxxx plakalı aracın önünde bulunan xxxxx
plakalı araca arkadan çarpması sonucu söz konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana
geldiği anlaşılmıştır.
Başvuran tarafından özetle, ilgili poliçe kapsamında, 1.000 TL bakiye hasar bedeli ve 472 TL
ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.472 TL bedelinin ödenmesi talebinde bulunulmaktadır .
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, başvuranın kaza tarihi itibariyle araç maliki sıfatını
taşıdığı, aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinin ise aynı tarih itibariyle Kasko sigortacısı
olduğu görüldüğünden, tarafların aktif husumet ehliyetlerinin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Dava şartları yönünden davanın görülmesine engel başkaca bir eksiklik bulunmadığı
anlaşıldığından uyuşmazlığın esasına geçilerek;
25/05/2018 tarihli ara kararla;
– xxxxx plakalı aracın hasarına ilişkin faturaların, onarım belgelerinin üç (3) günlük kesin
süre içinde başvuru sahibi vekili tarafından xxxxx @gmail.com adresine e-mail yoluyla
gönderilmesine, belirtilen süre içinde bu belgelerin sunulmaması halinde dosyada mevcut
delil ve belgeler ile karar verileceği ihtar edilmiştir.
Ara karar üzerine başvuru sahibi vekili tarafından dosyaya hasara ilişkin faturalar ve
fotoğraflar sunulmuştur.
– 10/11/2017 tarihinde vukua gelen trafik kazasında başvuru sahibine ait xxxxx plakalı araçta
meydana gelen hasar miktarı ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan, davalı
sigorta şirketi tarafından yapılan 13.735,29 TL ödeme göz önüne alınarak başvuru
sahibine ait araçta meydana gelen gerçek hasar miktarı, aracın rayiç değeri ile hasar
tutarı karşılaştırıldığında aracın pertotal sayılması gerekip gerekmeyeceği ve pertotal
olsa idi pertotal değeri ve sovtaj bedeli açısından inceleme yapılması gerektiği
anlaşılmakla, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Bilirkişi xxxxx ’dan
bilirkişi düşüncesi alınmasına karar verilmiştir. Süresi içinde bilirkişi ücreti yatırılmakla
dosyaya 25/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporu ibraz edilmiştir.
25/05/2018 tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde;
Dosyada mevcut olan polis zaptına göre; meydana gelen kazada 1.83 Promil Alkollü olan
xxxxx plakalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ,
Yapılan araştırmada 2015 Model xxxxx marka araçların piyasada 130.000 ile 140.000 TL
aralığında alıcı bulduğu gözlendiği, aracın piyasa değerinin ortalama 135.000 TL olduğu,
8
xxxxx plakalı aracın 10.11.2017 tarihinde meydana gelen hasarı nedeniyle sağ yan
kısımlarından hasarlanmış olduğu, yapılan ekspertiz sonucu aracın onarım bedelinin
21.876,43TL + KDV (25.814,18 TL) olduğu kanaatine varıldığı, Şirket tarafından 19.02.2018
tarihinde yapılan 13.735,29 TL tutarındaki hasar ödemesi, tespit edilen hasar bedelinden
düşüldüğünde (25.814,18– 13.735,29) ilave 12.078,89 TL hasar ödemesi uygun
görüldüğü,
Aracın yapılan 2.el rayiç değeri araştırmaları sonucu rayiç değerinin 135.000 TL olduğu tespit
edilmiştir. 135.000 TL piyasa değeri ve KDV dahil 25.814,18 TL’lik onarım bedeli dikkate
alındığında aracın onarım işleminin ekonomik olacağı ve pert/total olarak
değerlendirilmesinin gerekmediği kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
Başvuru sahibi vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve ıslah dilekçesi ile; bakiye
hasar tazminatı alacağı olarak 18.351,30 TL olarak hüküm kurulması gerektiği, aksi kanaatte
talep edilen 1.000 TL tazminatın 12.078,89 TL ‘ye ıslahının kabulüne karar verilmesi talep
edilmiştir. Sigorta şirketi vekili tarafından başvurucuya 19/02/2018 tarihinde KDV dahil
13.735,29 TL hasar tazminatı ödendiği, zararın tamamı karşılandığı, bilirkişi raporunun
denetime elverişli olmadığı hususları belirtilerek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi
sunulmuştur.
TTK 1459.maddesi hükmü “Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder” demekle
gerçek zararın tazminini öngörmüştür.
Kasko Sigortası Genel Şartlarında, B.3.3.2. Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi Başlığı altında
3.3.2.1. Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. “Onarım yapılacak
olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından
belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın
tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı
belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve
parça esas alınır.” hükmü açıkça düzenlenmiştir.
Gerek TTK ve gerek Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği Sigortacının gerçek zararı ödemesi
gerektiği kanaatine varılmıştır.
25/05/2018 tarihli Bilirkişi-Sigorta Eksperi xxxxx ’nun imzalı Bilirkişi Raporu hükme esas
olacak mahiyette ve yargı denetimine açık, gerekçeli bulunmakla hakemliğimce kabul
görmüştür.
Başvurucu tarafından dosyaya hasara ilişkin faturanın sunulduğu görülmekle, KDV
dahil 12.078,89 TL bakiye hasar bedelinin kabulüne karar verilmiştir..
Başvuru sahibi tarafından atanan eksperce meydana gelen hasarın tespiti amacıyla düzenlenen
472 TL tutarındaki ekspertiz ücretine ilişkin tanzim edilmiş 26/01/2018 tarihli ve 257343 Seri
A Sıra nolu faturanın dosyaya ibraz edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
TTK madde 1426- (1) “Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun,
tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul
9
giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.” hükmü uyarınca
sigortacının başvuru sahibince yapılan ekspertiz ücretine ilişkin makul giderleri ödeme
yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmaktadır. TOBB tarafından yayınlanan Ekspertiz Ücret
Tarifesine göre 181,17-TL’den az ve 805,18-TL’den fazla olmamak üzere tespit edilen hasar
tutarının %1,5’i olarak belirlendiği de göz önüne alınmak suretiyle 472 TL ekspertiz ücreti
talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Başvuru sahibi vekili tarafından temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi talebinde
bulunulmuştur.
“Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında;
3.3.4. Tazminatın Ödenmesi
3.3.4.1.Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak
verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun
tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli
incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat
miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın
ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur.” denilmektedir.
Başvuruya konu olayda, eksper raporunun hangi tarihte teslim edildiğinin dosya
muhteviyatından anlaşılamadığı, sigorta şirketine 14/11/2017 tarihinde kazanın ihbar edildiği,
bu bağlamda ihbar tarihi olan 14/11/2017 tarihinden 45 gün sonrası temerrüt tarihi olması
nedeniyle, temerrüt faizi işletilmeye başlatılacak olan tarih 02/01/2018 olacak, talebin
dayanağının kasko sigorta poliçesi olması sebebiyle de alacağa ticari temerrüt avans faizi
işletilecektir.
5. SONUÇ:
Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1. Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 12.078,89 TL bakiye hasar bedeli ve 472 TL
ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 12.550,89 TL alacağının 12/01/2018 tarihinden
itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte aleyhine başvuruda bulunulan Sigorta Şirketi’nden
tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine,
2. Başvuru sahibi tarafından ödenmiş olan 100 TL Tahkim Komisyonu başvuru ücreti, 250
TL ıslah ücreti, 350 TL bilirkişi ücreti 8,20 TL baro pulu, 5,20 TL vekaletname harcı toplamı
713,40 TL’nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine,
3. Başvuru sahibi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
uyarınca hesap ve takdir edilen 2.180 TL vekalet ücretinin Sigorta Şirketinden tahsili ile
başvuru sahibine ödenmesine,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Md. 30/12 maddesi gereğince kararının tebliği tarihinden
itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere
karar verildi.14/06/2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

* Lütfen yukarıda gördüğünüz denetim kodunu giriniz...