E-Ticaretin “Buybox” Savaşlarında Hukuki Bir Kalkan Olarak Markanızı “Parazit” Satıcılardan Nasıl Korursunuz?

Sanal Mağazanızın Anahtarı Kimde?

Aylarca uğraştınız. Ürünü tasarladınız, en iyi fotoğrafları çektirdiniz, açıklamaları özenle yazdınız ve markanızı büyüttünüz. Satışlar tam ivme kazanmışken bir sabah uyandınız ve o korkutucu manzarayla karşılaştınız: Sizin oluşturduğunuz ürün listesinde, sizin markanızın altında başka bir satıcı belirmiş. Üstelik sizden 1 TL daha ucuza satarak “Buybox”ı (Sepete Ekle butonunu) ele geçirmiş.

E-ticaret ekosisteminde buna “Buybox rekabeti” denilebilir. Ancak Fikri ve Sınai Haklar penceresinden baktığımızda, bu durum çoğu zaman basit bir rekabet değil, açıkça “Marka Tecavüzü” veya “Haksız Rekabet” teşkil eder.

Peki, bir avukat gözüyle; platformların (Trendyol, Amazon, Hepsiburada vb.) kuralları ile Türk Ticaret Kanunu’nun sağladığı koruma nerede başlar, nerede biter?

Platform Kuralları vs. Hukuk Kuralları

E-ticaret pazar yerleri, “aynı barkodlu (GTIN) ürünün tek bir liste altında satılması” mantığıyla çalışır. Teorik olarak, eğer satılan ürün sizin ürettiğiniz orijinal ürünün birebir aynısıysa, başka bir satıcının o listeye girmesi yasaldır. Buna “Serbest Rekabet” denir.

Ancak sorun şurada başlar: Ya o satıcı sizin ürününüzü değil de, ona çok benzeyen bir taklidini veya farklı bir markayı sizin isminiz altında gönderiyorsa?

İşte burada konu ticari bir çekişme olmaktan çıkar, hukuki bir “Marka Hakkına Tecavüz” davasına dönüşür.

Hukuki Kalkanınız: Marka Tescili Olmadan “Savaşamazsınız”

Birçok e-ticaret girişimcisi, marka tescilini “işler büyüyünce yapılacak bir lüks” olarak görür. Oysa dijital rafta yer kapmaya çalışırken, marka tescili sizin tapunuzdur.

Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bir markanız yoksa;

  1. Pazar yerlerine “Bu satıcıyı benim listemden atın” diyemezsiniz.
  2. Savcılığa veya mahkemeye başvurduğunuzda eliniz zayıflar.

Platformlar (Amazon Brand Registry veya Trendyol Akademi), ancak elinizde “Tescil Belgesi” varsa size koruma kalkanı sağlar. Tesciliniz yoksa, yıllarca emek verdiğiniz ürün sayfasını, daha ucuza kalitesiz ürün satan bir satıcıya kaptırmanız işten bile değildir.

Buybox İhlalinde Hukuki Yol Haritası: Ne Yapmalı?

Eğer tescilli markanızın altında izinsiz satış yapılıyorsa, izlenecek hukuki prosedür soğukkanlılık ve strateji gerektirir:

  1. Delil Tespiti (Test Satın Alımı): Hukukta iddia ispatla mükelleftir. Önce “parazit” satıcıdan ürünü gizlice satın almalısınız. Gelen ürünün sahte, farklı veya sizin kalite standartlarınızda olmadığını, faturası ve fotoğraflarıyla belgelemelisiniz.
  2. Noter İhtarnamesi: Satıcıya ve duruma göre ilgili pazaryerine, marka hakkınıza tecavüz edildiğini, eylemin durdurulmasını, aksi takdirde tazminat haklarınızı kullanacağınızı bildiren resmi bir ihtarname göndermek, ciddiyetinizi gösterir. Çoğu satıcı bu aşamada geri adım atar.
  3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Süreci: İhlal devam ederse; tecavüzün durdurulması, ürünlerin toplatılması ve maddi/manevi tazminat davaları gündeme gelir. Unutmayın, markanızın itibarının zedelenmesi (kötü yorumlar gelmesi), en az ciro kaybı kadar büyük bir zarardır ve tazminata konu edilebilir.

Emeğinizi Tesadüfe Bırakmayın.

E-ticaret dinamik bir süreçtir, ancak hukuk statiktir ve belgeye dayanır. “Buybox”ı kazanmak için algoritmayı bilmek yetmez, markanızı hukuken de “zırhlamanız” gerekir.

Markanızın tescil sınıflarının doğru belirlenmesi ve olası ihlallerde hızlı aksiyon alınması, ticari hayatınızın sürdürülebilirliği için hayati önem taşır. Unutmayın; en iyi rekabet stratejisi, haklarınızı bilmek ve korumaktır.


Yazar Notu :

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her somut olay, marka sınıflarına ve platform kurallarına göre farklılık gösterebilir. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukattan hukuki görüş almanız tavsiye edilir.

Yorum yapın