Yangın Sigorta Poliçesi Hakem Kararı

15.05.2018 tarih ve K-2018/29290 Sayılı Hakem Kararı (Yangın)
1. BAŞVURU KONUSU UYUŞMAZLIK VE YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN
BİLGİLER
1.1 Uyuşmazlık Konusu Olay ve Talep
Karara bağlanmak üzere Heyetimize tevdi edilmiş bulunan dosyadaki uyuşmazlığın konusu,
xx Sigorta A.Ş. tarafından xx numaralı Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesiyle sorumluluğu
temin edilen başvuran xx ’ne ait işyerinde 05.01.2017 tarihinde meydana gelen tavan çökmesi
sonucu zarar gören xx plakalı araç sürücüsüne ödenen miktarın davalı sigortacıdan tahsiline
ilişkin rücuan tazminat davasıdır.
Başvuran vekili, söz konusu hadisede zarar gören xx plakalı araç hasarı için müvekkili
tarafından fatura karşılığı ödenen 19.297,47.TL hasar tazminatının, reddedildiği 21.04.2017
tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
1.2. Başvurunun Hakeme İntikaline ve İncelenmesine İlişkin Süreç
Dosya Koordinatör Hakem tarafından teslim alınarak yargılamaya başlanmıştır. Dosya içeriği
üzerinde yapılan tetkik sonucunda, uyuşmazlığın mahiyeti ve dosya mevcudu itibariyle
duruşma yapılmasına ve bilirkişi incelemesine gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
16.03.2018 tarihli ara kararıyla, başvurandan poliçe üzerindeki rehin alacaklısının onayının
dosyaya sunulması istenmiş, ara kararı taraflara tebliğ edilmiştir. Başvuran vekili, daini
mürtehin onayını 20.03.2018 tarihli e-posta mesajına ekli olarak dosyaya kazandırmış,
böylece başvuranın aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
24.04.2018 tarihli ikinci ara kararıyla, taraflar arasındaki çekişme belirlenmiş, davalı
sigortacıdan sigortalı tarafından imzalanmış bilgilendirme formu ve poliçenin, başvurandan
ise kira kontratı, dekorasyon işlemlerinin kim tarafından yapıldığına ilişkin somut kanıtları
dosyaya sunmasına karar verilmiş, ara kararı taraflara tebliğ edilmiştir.
Başvuran vekili, 27.04.2018 tarihli e-posta mesajında, zararın meydana geldiği işyerinin
başvuranın ortaklarına ait olduğunu beyanla tapu fotokopisi ve diğer belgeleri dosyaya
kazandırmıştır. Davalı sigortacı vekili ise 02.05.2018 tarihli e-posta mesajıyla imzalı
bilgilendirme formunun bulunmadığını bildirmiştir. Dava konusu poliçenin yenileme poliçesi
olduğu anlaşılmakla, başvurandan istenen bir önceki poliçe dosyaya kazandırılmıştır.
Dosyada yapacak başkaca usul işlemi kalmadığı anlaşılmakla, heyetçe dosya içeriğinden
yapılan değerlendirme sonucunda karara varılmış ve yargılamaya son verilmiştir.

2. TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR
2.1 Başvuru Sahibinin İddia, Delil ve Talepleri
Başvuran vekili başvuru formu ve eki beyan dilekçesinde özetle; müvekkiline ait işyerinde
tavan çökmesi nedeniyle lastik değişimi yapan xx plakalı aracın zarar gördüğünü, davalı
şirkete başvurulduğunu, davalının talebi karşılamaması üzerine hasarlı aracı onaran şirkete
fatura karşılığında 19.297,46.TL ödendiğini, müvekkilinin işyerinde meydana gelebilecek
maddi zararlar nedeniyle sigorta poliçesi tanzim ettiğini, poliçenin başlığının tüm işyeri
sigorta poliçesi olduğunu, poliçede teminat dışı bırakılan hallerle ilgili bilgilendirilmediğini,
davalının zarar tutarından avans faiz ile sorumlu olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları
saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.297,47.TL hasar tazminatının hasarın reddedildiği
21.04.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini
talep etmektedir.
Başvuran vekili başvuruya dayanak olarak Komisyon’a; harçlandırılmış ve baro pullu
vekâletname sureti, STK başvuru harcının ödendiğini gösterir dekontu, davalı sigortacının
ZMSS poliçesi, hasara ilişkin fotoğraflar, fatura, sigortacının talebin reddine ilişkin
yazısını sunmuştur.
Başvuran vekili, 24.04.2018 tarihli ikinci ara kararı uyarınca, tapu senedi, imza sirküleri ve
sicil gazetesini 27.04.2018 tarihinde dosyaya sunmuş, ayrıca aynı işyerine ait bir önceki
sigorta poliçesini de dosyaya sunmuştur.
2.2 Sigorta Kuruluşunun İddia, Delil ve Talepleri
Davalı vekilinin 16.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; poliçe üzerinde daini mürtehin
bulunduğunu, onay alınması gerektiğini, hasar tarihi ve komisyona başvuru tarihi dikkate
alınarak zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının talebinin tamirhane
sorumluluk özel şart maddesine istinaden teminat dışı olduğunu, ilgili maddenin
bilinmediğinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını beyanla, başvurunun reddini,
yargılama masraf ve vekalet ücretinin başvuran üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Sigorta kuruluşu tarafından Komisyon’a; vekaletname örneği, imza sirküleri sunulmuştur.
Sigortacı vekili, 02.05.2018 tarihli iletisiyle, imzalı bilgilendirme formu bulunmadığını
bildirmiştir.
3. UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu,
Tahkime İlişkin Yönetmelik ve Yargıtay Kararları ile ilgili diğer mevzuat.
4. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇELİ KARAR
Başvuru konusu uyuşmazlık Yeni Tüm İşyeri Sigorta Sözleşmesiyle ilgilidir. Dosyaya sunulan
xx numaralı Yeni Tüm İşyeri Sigorta poliçesinin incelenmesinde, poliçe kitapçığında yer alan
özel ve genel şartlar ile poliçede yazılı özel şartlar dairesinde başvuran şirketin
sorumluluğunun davalı xx Sigorta A.Ş. tarafından 23.12.2016/2017 tarihleri arasında geçerli
olmak üzere temin edildiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusu poliçe üzerinde xx Bankası xx Şubesinin rehin alacaklısı olarak
gözüktüğü anlaşılmış, 16.03.2018 tarihli ara kararı ile rehin alacaklısının onayı istenmiş,
başvuran vekili, daini mürtehin banka şubesinin kayıtsız şartsız onayını içeren belgeyi
dosyaya kazandırmıştır. Bu halde, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin var olduğu
elde edilen belgelerden anlaşıldığından uyuşmazlığın esasına girilmiştir.
Başvurudaki çekişmenin, zamanaşımı, talebin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı,
bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali konuları üzerinde yoğunlaştığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konularına göre öncelikle zamanaşımı itirazının incelenmesi gerekmiştir. Yangın
Sigortası Genel Şartları 10. Maddesi ve Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası
Genel Şartları 15. Maddesinde 2 ( iki ) yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. TTK 1420.
Maddesinde de alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl içerisinde zamanaşımına
uğrayacağı, TTK 1482. Madde hükmünün saklı olduğu hükme bağlanmıştır. Sorumluluk
sigortalarında zamanaşımına ilişkin 1482. Maddede ise 10 yıllık zamanaşımından
bahsedilmektedir.
Başvuruya konu hadise 05.01.2017 tarihinde gerçekleşmiş olup, işbu tahkim başvurusu ise
10.01.2018 tarihinde yapılmıştır. Dava iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış
olduğundan davalı sigortacının zamanaşımına ilişkin iddiaları yerinde bulunmamıştır.
Dava konusu poliçe ana teminatı yangın olan bir paket işyeri poliçesidir. Poliçenin
incelenmesinde, 2. Sayfada, “Ek Teminatlar” başlığı altında, olay başına 20.000.-TL limitle
“Tamirhane Sorumluluk” ek teminatı verildiği görülmüştür. İşyerindeki 3. Şahıslara ait
araçların Deneme Sürüşü ve Aracın Liften Düşmesi nedeniyle hasar görmeleri de bu teminat
kapsamındadır.
Poliçede 3. Sayfası, 2. Paragrafta, davalı sigortacının; “sigorta ettirenin beyanına dayalı
olarak, işbu poliçede yazılı kıymetleri, ekli Yeni Tüm İşyeri Sigortası poliçe kitapçığında yer
alan özel ve genel şartlar ve işbu poliçedeki özel şartlar dairesinde yukarıda belirtilen sigorta
bedeline kadar temin edeceği yazılıdır.
Poliçenin 10 ve 11. Sayfalarında, “Tamirhane Sorumluluk” teminatının içeriği, özel şartları ve
teminat dışı haller açıkça yazılıdır. Buna göre;
 Sigortalının, sigorta konusunu teşkil eden faaliyetleri esnasında ve sigorta süresi
içerisinde meydana gelecek bir hadise neticesinde, sigortalıya düşecek hukuki
sorumluluk, ilişik 3. Şahıslar Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve aşağıda
yazılı özel şartlar dairesinde poliçe limitlerine kadar teminat altındadır.
 Sigorta ettirenin beyanına müsteniden ilişik genel şartların 3 (A) ve 3 (B) ikinci
fıkraları hilafına sigortalıya iare, icar, muhafaza, tamir satış maksadıyla tevdi edilen
motorlu kara taşıt aracına yukarıda belirtilen riziko adresinde gerek hareket gerek
durma halindeyken harici ve ani tesirler sonucunda sabit veya hareketli bir cismin
çarpması veya böyle bir cisme çarpma, devrilme, düşme ve yuvarlanma gibi
kazalardan mütevellit ziya ve hasarlar sonucu sigortalıya terettüp edecek maddi
sorumluluklar teminat altındadır.
Tamirhane Sorumluluk Özel Şartlarında önce teminat dışı haller sayılmış, devamında
muafiyetler belirtilmiş, Deneme Sürüşü ve Aracın Liftten Düşmesi hallerinin hangi koşullarda
ve hangi muafiyetlerle teminat kapsamında olduğu anlatılmıştır. Tamirhane Sorumluluk Özel
Şartları “b” maddesinde; teminatın sadece sigortalının ve/veya elemanlarının vermiş olduğu
zararlardaki hukuki sorumluluklar itibariyle verilmiş olduğu hükme bağlanmış, “f”
maddesinde ise, Binadan kaynaklanan ve diğer dış etkenlere bağlı olarak sigortalının kontrolü
dışında gelişen herhangi bir olay sebebiyle meydana gelebilecek zararların teminattan hariç
olduğu poliçede açıkça düzenlenmiştir.
Başvuran şirket, kendisine ( ortaklarına ) ait işyerinin tamirhane bölümünde meydana gelen
tavan çökmesi sonucu 3. Kişiye ait xx plakalı aracın zarar gördüğünü, zarar gören aracın
onarımı için 19.297,46.TL ödendiğini, bu tutarın davalı sigortacıdan tahsilini talep etmiş,
davalı sigorta şirketi ise Tamirhane Sorumluluk Özel Şartları “f” maddesine göre bu talebin
teminat dışı olduğunu beyan etmiştir.
24.04.2018 tarihli ikinci ara kararı uyarınca başvuran vekilince dosyaya kazandırılan
belgelerin incelenmesinden, zararın meydana geldiği işyerinin başvuran şirkete aitken
20.04.2015 tarihinde şirket ortakları xx, xx, xx, xx’e eşit payla satılmış olduğu, poliçenin
tanzim edildiği tarihte işyerinin paylı mülkiyete konu olduğu anlaşılmıştır. Hadisede bina
kusuru olduğu sabittir.
Başvuran vekili, müvekkilinin işyerinde meydana gelebilecek maddi zararlar nedeniyle
sigorta poliçesi satın aldığını, gerek davalı sigortacının gerekse yetkili acentesinin poliçeyi
müvekkiline teslim etmediği gibi poliçenin genel ve özel şartları ile ilgili olarak bilgilendirme
yapmamış olduğunu, poliçenin tüm işyeri sigorta poliçesi başlığını taşıdığını, müvekkilinin
tüm zararların teminat kapsamında zannetmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu,
poliçede teminat dışı bırakılan hususlar hakkında müvekkiline bilgilendirme yapılmadığı gibi,
müvekkili yanıltılarak, bilgisi dışında poliçeye özel şart adı altında teminat kapsamını daraltan
madde eklendiğini, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik uyarınca
sigortacının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını, bilgilendirmenin yapıldığını ispat
külfetinin sigortacıda olduğunu beyanla başvuru konusu zarardan sigortacının sorumlu
olduğunu beyan etmiştir.
Gerçekten de Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğinin 5. maddesinde
“Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü, sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta
sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirilir.
Bilgilendirmenin yazılı olarak yapılması esastır.” şeklinde kaleme alınmış, 7. maddesinde ise
“Sigorta sözleşmesinin müzakeresi, kurulması ve devamı sırasında, bilgilendirme
yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş veya sigortacı hakkında yanıltıcı bilgi verilmiş
ya da bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde düzenlenen Bilgilendirme Formu gereği gibi teslim
edilmemiş yahut Bilgilendirme Formunda yer alan bilgiler gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmiş
ve bu hâllerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise, sigorta ettiren sigorta
sözleşmesini feshedebileceği gibi, varsa uğradığı zararın tazminini de talep
edebilir.”denilmiştir.
Davalı sigortacının 02.05.2018 tarihli e-posta mesajından, başvuran tarafından imzalı
bilgilendirme formunun bulunmadığını anlaşılmaktadır. Bilgilendirmeyi ispat külfeti davalı
sigortacıda olup, bu ispat külfetinin ifa edilmediği anlaşılmıştır.

Ancak, dava konusu poliçe bir işyeri paket poliçesi olup, poliçe üzerinde “Tamirhane
Sorumluluk” ek teminatının koşulları açıkça yazmaktadır.
Sigortacının, sözleşmeden ve dürüstlük kuralından kaynaklanan aydınlatma ve bilgi verme
yükümlülüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. Maddesinde düzenlenmiştir. TTK
1423/1 maddesi, “Sigortacı ve acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli
inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri,
sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere
bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden
bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları
ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar” hükmünü içermektedir. Ancak, aynı yasa
1423/2 fıkrasında aydınlatma açıklamasının verilmemesinin hukuki sonuçları düzenlenmiştir.
TTK 1423/2 maddesi; “Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren,
sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı
şartlarla yapılmış olacağı” hükmünü içermektedir.
Kanun hükmünün yönetmelik hükmüne nazaran öncelikli olarak uygulanması gerektiği
izahtan varestedir. Ancak somut hadisede, dava konusu poliçenin tanzim tarihi 23.12.2016
olup, hadise 05.01.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Yani TTK 1423/2 maddesi ile sigorta
ettirene tanınan 14 günlük süre içerisinde ( 13. Gün ) zarar doğurucu olay meydana gelmiştir.
Bu halde TTK 1423/2 maddesinin uygulanamayacağı söylenebilirse de, dava konusu
poliçenin bir yenileme poliçe olduğu belirlenmekle, bir önceki poliçenin dosyaya sunulması
talep edilmiştir.
Başvuran vekili, 09.05.2018 tarihli iletisi ekinde, başvuranın aynı işyerine ait ve 23.12.2015 –
23.12.2016 tarihleri arasında geçerli olan xx numaralı önceki poliçesini dosyaya sunmuştur.
Önceki poliçenin incelenmesinde, sigortalının başvuran şirket ve sigortacının davalı xx
Sigorta A.Ş. olduğu, başvuranın aynı işyerinin teminat altına alınmış olduğu, önceki poliçenin
dava konusu yenileme poliçesiyle aynı koşullarda düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Başka deyişle, önceki poliçe içeriğinde de “Tamirhane Sorumluluk” teminatı ve şartları dava
konusu poliçeyle aynı olup, aynı istisna ve muafiyetleri içermektedir. Bu durumda, başvuran
sigortalının bu durumu bilmediğine ilişkin iddiaları yerinde bulunmamıştır.
Başvuran da bir ticaret şirketi olup, onun da basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü
vardır. Bir önceki poliçede “Tamirhane Sorumluluk” teminatını, içeriğini, istisna ve
muafiyetlerini kabul eden başvuranın, dava konusu yenileme poliçesindeki aynı içerikteki
teminattan haberdar olmadığı iddiaları yerinde değildir. Bu durumda, dava konusu poliçenin
üzerinde yazılı koşul ve şartlarla geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dava konusu zarara neden olan hadisenin, işletme faaliyeti ile ilgili olmadığı, poliçede
teminat altına alınmış rizikolardan herhangi birinin gerçekleşmesi sonucu oluşmadığı, tavan
alçı ve sıvasının düşmesinin bina kusuru olduğu değerlendirilmiştir.

Bu durumda, dava konusu Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi üzerinde yazılı Tamirhane Sorumluluk
Özel Şartları “f” maddesi uyarınca, tavan alçı sıvasının düşmesi olayının, poliçe teminatı
altında olmadığı kabul edilerek, oyçokluğuyla başvuranın talebinin reddine karar verilmiştir.
5. KARAR
Yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde;
1) Başvuranın talebinin reddine,
2) Başvuranın sarf ettiği yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
3) Davalı sigortacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen tutar üzerinden karar
tarihinde geçerli AAÜT 13 ve 17 maddeleri ile 5684 sayılı yasa 30/17 maddesine göre
hesap edilen 463,14.-TL nispi vekalet ücretinin başvurandan alınarak davalı
sigortacıya verilmesine,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. Fıkrası uyarınca kararın
Komisyon’ca taraflara bildiriminden itibaren on ( 10 ) gün içinde Komisyon nezdinde itiraz
yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verilmiştir. 15.05.2018
***

20.06.2018 tarih ve K-2018/37908 Sayılı Hakem Kararı (Yangın)
BAŞVURU KONUSU UYUŞMAZLIK VE YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN
BİLGİLER,
1.1.Uyuşmazlık Konusu Olay ve Talep
Aleyhine başvuru yapılan Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen tüm işyeri sigorta poliçesi ile
sigortalanmış Başvurana ait işyerinde açık alanda bulunan araçların yanması nedeniyle
49.615,00 TL sının Sigorta Şirketinden tahsili talebidir.
1.2. Başvurunun Hakeme İntikaline ve İncelenmesine İlişkin Süreç
Tahkim Komisyonu tarafından gönderilen dosya teslim alınarak dosya içerisinde bulunan
belgeler üzerinde yapılan incelemede belgelerin karar vermek için yeterli olduğu anlaşılmış ve
dosya içeriğine göre aşağıdaki karar oluşturulmuştur.
2. TARAFLARIN ORTAYA KOYDUĞU MADDİ VE HUKUKİ İDDİALAR
2.1 Başvuru Sahibinin İddia, Delil ve Talepleri
Başvuru Sahibi Vekili dilekçesinde ;
xx Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen xx numaralı tüm işyeri sigorta poliçesi vadesi
içerisinde İşyerlerinde meydana gelen yangın hasarı ile ilgili Sigorta Şirketinin hasar
tazminini ret etmiş olup, ret sebebini poliçenin 12. Sayfasında yazılı olan “Otopark
Sorumluluk Özel Şartları (I) maddesinde yer alan “Yangın, Grev Lokavt kargaşalık ve Halk
hareketleri, Terörizm, Hırsızlık ve Kötü niyetli, hareketlerden kaynaklanan zararlar hariçtir.”
hükmüne, daha sonrasında ise ret yazısı ile Otopark Sorumluluk Özel Şartları (L) maddesinde
yazılı; “Yanlış, hatalı, kusurlu işçilik de dahil olmak üzere her tür mesleki sorumluluk, hata ve
nisyandan kaynaklanabilecek zararlar ile üzerinde çalışılan mala verilecek her tür zarar
teminat haricidir.” hükmüne dayandırmakta olduğunu,
Oysa ki; Otopark Sorumluluk Özel Şartları (b) maddesi “teminat sadece sigortalının ve / veya
elemanlarının vermiş olduğu zararlardaki hukuki sorumluluklar itibarıyla verilmiş olup,
Otopark ve / veya garajlarda sigortalının personeline sağlam teslim edilmeye araçlara gelecek
her tür zarar iş bu teminattan hariçtir.” hükmünde de açıkça anlaşıldığı üzere otopark
sorumluluk teminatı Otoparka emanet edilen araçların giriş – çıkış ve manevraları esnasında
çarpma ve çarpılma sonucu meydana gelebilecek maddi zararları teminat altına aldığını,
Aynı zamanda Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Sigortanın
Mevzuu ve Şümulü başlığı altında yer alan 2. Maddede açıkça belirtildiği üzere “Sigortalının
bir hükmi şahıs (Tüzel Kişi) olması halinde sigorta, Sigortalıya ait organların mükellef
bulundukları vazifeleri ifa dolayısı ile Üçüncü Şahıslara iras edecekleri zarar ve ziyandan
doğan mali mes’uliyete şamildir.” hükmünden de anlaşıldığı üzere Sorumluluk Teminatı
Sigortalı ve / veya Sigortalı Personelince verilecek zararlar da geçerli olduğu,
İtfaiye Raporunda ve Şirketin de ret yazısında belirtiği üzere Yangının Çıkış nedeni belli
olmadığını, yangının gece geç saatlerde çıktığı, otoparkta sadece bekçi bulunduğu, Şirketin,
Hasarı Otopark Sorumluluk Özel Şartlarına dayandırarak ret edebilmesi için; “Rizikonun
Teminat dışında kaldığı sigortacının kanıtlaması gerekir” hükmüne dayanarak, Yangının
Otopark Personeli tarafından çıkartıldığını kanıtlaması gerektiği,
Sigorta Şirketi Aksini ispat edemediği hasarı ödemekle yükümlü olduğu,
Sigorta Şirketi Tarafından Tanzim edilen Poliçe Üçüncü Şahıs Sorumluluk veya Otopark
Sorumluluk Sigortası Poliçesi olmadığı yine Poliçenin Ana Sayfasında yazılı olduğu üzere
Açık alandaki araç sayısı 250 olarak Sigortalı Tarafından beyan edilmiş ve Şirket Tarafından
kabul gördüğü,
Poliçenin 1. sayfasında yer alan Sigorta Konuları Başlığı altında açık alandaki araçlar
(yangın) teminatı 1.500.000,00 TL bedel üzerinden prim ödenerek teminata alındığını,
Poliçenin 2. Sayfasında Özel Şartlar başlığı altında “iş bu Poliçede yazılı kıymetlerin yeni tüm
işyeri Sigortası ile değerlendirildiği ve bu sigorta ile yangının teminat altına alındığı” açıkça
yazmakta olup 49.615,00 TL sının Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep
etmiştir.
2.2 Sigorta Kuruluşunun iddia, Delil ve Talepleri
Sigorta Şirketi Vekili Başvuruya karşı vermiş olduğu cevapta ;
Müvekkili şirket nezdinde xx sayılı “Yeni Tüm İşyeri Poliçesi” kapsamında sigortalı bulunan
başvurana (“sigortalı”) ait işyerinde 08/03/2016 tarihinde meydana gelen ve çıkış sebebi belli
olmayan yangın neticesinde sigortalının uğradığı zarara ilişkin olarak talepte bulunulduğunu,
Başvuranın başvuru konusu zararın poliçede teminatı bulunan 3. Şahıs mali mesuliyet
sigortası kapsamında karşılanması gerektiği yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun
bulunduğu,
Sigortalının beyanına dayanarak tanzim ettiği poliçede yazılı sigorta konusunu teşkil eden
faaliyetler esnasında sigortalıya düşen hukuki sorumluluk, poliçe kapsamında 3. şahıslara
Karşı Mali Mesuliyet Sigortası genel şartları ve poliçede yazılı özel şartlar dairesinde poliçe
teminat limitlerine kadar temin edildiği,
Tacir sıfatına bulunan başvuran ile müvekkil şirket arasında tanzim edilen ve başvuran tarafça
da kabul edilen özel hükümler kapsamında “Mesleki Sorumluluk sigortası kapsamında
ödenecek hasarlar”, 3. şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası korumasına istisna kabul
edilerek teminat dışı bırakıldığı,
Başvuran şirket, riziko adresinde gerçekleştirdiği faaliyet konusu kapsamında TBK m. 561
vd. maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesine (vedia akdi) taraf bulunduğu, bu
sözleşme kanunda, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde
koruma altına almayı üstlendiği bir sözleşme olarak tanımlandığı,
İlgili hükmün devamında; “Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu”
başlıklı 579. madde yer aldığı, düzenleme kapsamında; Garaj, otopark ve benzeri yerleri
işletenlerin, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara
ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara
uğramasından veya çalınmasından sorumlu oldukları belirtildiği,
Somut olayda başvuran, kanun maddesinde belirtilen mesleki faaliyetinin yürütülmesi
sırasında çıkan yangın sonucu, TBK ilgili maddeleri kapsamında arasında sözleşme ilişkisi
bulunan 3. şahısların araçlarının zarara uğramasından dolayı mesleki anlamda sorumlu
bulunduğu,
Yukarıda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere mesleki sorumluluk sigortası kapsamında
ödenecek hasarlar, poliçede yer alan 3. Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet sigortasına istisna
teşkil etmekte olup teminat dışı kaldığı,
Poliçede yer alan Otopark Sorumluluk Özel Şartları başlığı altında; “ı) yangın, grev lokavt
kargaşalık, ve halk hareketleri, terörizm, Hırsızlık ve kötü niyetli hareketlerden kaynaklanan
zararlar hariçtir.” düzenlemesine yer verilmekle yangın sonucu ortaya çıkan zararlar ilgili
teminat kapsamının dışında kabul edilmiş olduğunu, bu nedenle Başvurunun reddine karar
verilmesi talep edilmiştir.
3.UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
Uyuşmazlığın çözümü için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar
Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Karayolları
Trafik Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel
Şartları hükümleri dikkate alınmıştır.
4.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇELİ KARAR
Xx Sigorta A.Ş. düzenlemiş bulunduğu Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi adı altındaki sigorta
poliçesi ile Başvuranın xx adresinde bulunan otopark ( garaj – açık ) sigortalamıştır.
Sigorta poliçesinde açık alandaki araçlar için yangın riskine karşı 1.500,000,00 TL lık teminat
verilmiştir.
10.11.2017 günü saat 04,32 de bu işyerinde yangın çıkmış ve açık alanda bulunan bazı
araçlarda yanmak suretiyle hasarlanmışlardır.
Dosya içinde bir örneği bulunan Gelir İdaresi Başkanlığına ait vergi levhasına göre Başvuran
Otopark ve garaj işletmeciliği işi ile iştigal etmektedir.
Meydana gelen yangından sonra zarar gören araçlar üzerinde görevlendirmiş olduğu sigorta
eksperi ile tespitler yapan Xx Sigorta A.Ş. ne ekspertiz raporu veren eksper bu iş yerinin
yediemin otoparkı olduğu, bu nedenle de otoparkta bulunduklarını belirtmiştir.
Yine dosya içinde örneği olan “ araç trafikten men tutanağı “na göre de Başvuru konusu
yangında hasarlanmış olan araçların çeşitli nedenlerle trafikten men edilerek otoparka
getirilmiş ve yediemin olarakta Başvurana teslim edilmiştir.

Buna göre de yangında hasarlanmış olan araçlardan dolayı Xx Sigorta A.Ş. açık alandaki
araçların zararından sorumlu bulunmaktadır.
Ancak araçların işleteni olmayıp sadece muhafaza etmekle yükümlüdür.
Başvuranın Xx Sigorta A.Ş. nden bu araçların bedelini talep edebilmesi için bu zararı
karşılamış olması gerekmektedir.
Heyetimizce alınan ara kararı ile Xx Sigorta A.Ş. tarafından “Yeni Tüm İşyeri Poliçesi” adı
altındaki poliçe ile sigortalanmış bulunan başvurana ait işyerinde 10/11/2017 tarihinde
meydana gelen yangın neticesinde bu iş yerinde bulunan ve yanarak hasar görmüş olan
3.şahıslara ait araçların bedelinin Başvuran tarafından araç işletenlerine ödenmiş olduğuna
dair ;
ticari defter kayıt suretlerini sunulması için 7 günlük kesin süre verilmesine karar verilmiş ise
de Başvuran Vekili 25.04.2018 tarihli dilekçesi ile yangın poliçesi ile poliçede yazılı
kıymetlerin teminat altında bulunduğu, 3. Şahısların herhangi bir müracaatlarının olmadığı,
müvekkilinin yeddiemin ücretlerini alamadığı içinde zarara uğradığını, ticari defterlere bu
güne kadar yangın dolayısıyla işlenmiş zarar dışında ödeme ile ilgili herhangi bir kayıt
olmadığı için ticari defterleri sunmadıklarını bildirmiştir.
5. KARAR
1 – Başvurunun REDDİNE ,
2 – Başvuru sahibi tarafından ödenen başvuru ücretinin üzerinde bırakılmasına,
3 – Sigorta Şirketi vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre
1.162,00 TL avukatlık ücretinin Başvuru Sahibi Xx’ inden tahsili ile Xx Sigorta A.Ş. ne
ödenmesine,
5684 sayılı Kanunun 30/12. maddesi hükmü gereği, kararın taraflara bildirim tarihinden
itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere
oybirliği ile karar verildi. 20.06.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

* Lütfen yukarıda gördüğünüz denetim kodunu giriniz...