Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanma

22. Hukuk Dairesi         2017/5654 E.  ,  2017/3872 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sendika üyesi olduğunu, davalı işyerinde 10.10.1992 tarihinde işe başladığını, 17.02.2012 tarihinde de bu işyerinden emekli olduğunu, 01.04.2011 tarihinde yürürlüğe girmek 30.09.2013 tarihinde de hitam bulmak kaydıyla 20.06.2012 tarihinde toplu iş sözleşmesinin imza altına alındığını, davalı yanında çalışan işçilerin ücretlerinde iyileştirmeler meydana geldiğini, toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği 01.04.2011 tarihinden emekliye ayrıldığı tarihe kadar olan kısımda da sendika üyeliği de devam eden davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı maaşına yansıması gereken tüm fark alacaklarının davacıya verilmediğini ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacak farkının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden önce emekli olduğunu, toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağının sözleşme hükümleri ile sabit olduğunu, toplu iş sözleşmesinde imza tarihinden önce işten ayrılanların toplu iş sözleşmesinden yararlandırılacaklarına dair ayrık bir hüküm bulunmadığını, davacının tüm hak ve alacaklarını alarak ibraname imzaladığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
20.06.2012 tarihinde imzalanan 01.04.2011-30.09.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesindeki hükümlerden davacının yararlanıp yararlanmayacağı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 07.11.2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 6356 sayılı Kanundan önce yürürlükte olan kanunlar ise 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu ile 28121 sayılı Sendikalar Kanunu’dur.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9’uncu maddesinde, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesininyürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerin taraf sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenmesi koşuluyla yararlanma da yasada ifadesini bulmuştur. Dayanışma aidatı ödeme suretiyle yararlanma talep tarihinden itibaren geçerlidir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 25/4 maddesinde de, “Bağlı bulundukları, kanunla kurulu kurum ve sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı veya toptan ödeme alarak, işten ayrılan işçilerle, işkolunu değiştiren işçilerin sendika üyeliği sona erer. Çalışmaya devam edenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Ancak, sendika şubesi, sendika veya konfederasyonların yönetim ve denetim kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık,emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alan yöneticilerin sendika üyeliği,görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder.” hükmü yer almaktadır.
Dosyaya sunulmuş olan ve davalı şirket ile … – İş Sendikası arasında akdedilen uyuşmazlığa konu toplu iş sözleşmesinin 47. maddesinde; “A-İşbu Toplu İş Sözleşmesi 01.04.20211 tarihinde yürürlüğe girmek ve 30.09.2013 tarihinde hitam bulmak üzere tanzim edilmiştir. B-İşbu Toplu İş Sözleşmesi taraflarca 20.06.2012 tarihinde imza altına alınmıştır. C-İşbu Toplu İş Sözleşmesi47 madde, 3 geçici madde ve 1 ek giyim eşyaları listesinden ibarettir.” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu toplu iş sözleşmesinin “Yararlanma” başlıklı 4/B maddesinde ise, “a) Bu Toplu İş Sözleşmesinden, sözleşmenin yürürlük ve imza tarihinde işyerinde Tekgıda-İş Sendikası üyeleri yararlanır. b) Tekgıda-İş Sendikası üyesi olmayanlarla üyelikten çıkan veya çıkarılanların sözleşmeden yararlanmaları yasa uyarınca dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hüküm greve katılmayan veya grevden vazgeçen işçileri de kapsar. Bu Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden imza tarihinde iş sözleşmesi devam edip üye olmayan kapsam içi çalışanlar, dayanışma aidatı ödemeleri şartıyla yararlanırlar. c) Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük ve imza tarihinden sonra işçi sendikasına üye olanlarla, imza tarihinden sonra işyerine girip, sendikaya üye olanlar üyeliklerinin işyerine bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.” hükümleri bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına, hizmet döküm cetveline ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, davacı işçi toplu iş sözleşmesinin imzalanmasından önce emeklilik suretiyle işyerinden ayrılmış olup, toplu iş sözleşmesinde yürürlük tarihi ile imza tarihiarasında iş sözleşmesi sona erenlerin toplu iş sözleşmesinden yararlanacaklarına dair ayrık bir hükme yer verilmiş değildir. Uyuşmazlığı ilgilendiren 2822 sayılı Kanunda toplu iş sözleşmesinden sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanların yararlanabilecekleri düzenlenmiş olup, söz konusu hükümde dikkate alındığında davacının 20.06.2012 tarihinde imzalanan 01.04.2011-30.09.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmak suretiyle hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

* Lütfen yukarıda gördüğünüz denetim kodunu giriniz...